23 Şubat 2014 Pazar

ÜNVANLAR, KİŞİLİKLER, BİZ VE DİĞERLERİ


Bizde, makam- mevki sahibi, olmak, belli unvanlara sahip olmak, belli apoletleri takmak çokça önemsenen durumlardır milletçe. Kişiliğine saygı duymadığınız bir kişinin konumuna saygı duyup, bazen el pençe divan durmak yaygındır maalesef. O kişiler de, tüm itibarlarını kendilerine saygıdan sanma gafletine kapılabilirler. 

Bu sevimsiz girizgahı, bugün denk geldiğim bir programda öğrendiğim bir durumu vurgulamak için yaptım. Tülin Şahin, bugün yayınlanan TV programında eskiden yaşadığı şehri (Odense'yi) gezip eski okulunu da ziyaret etti. Bu esnada, okulun şu anki müdürü ile de bir röportajı ekrandaydı. Müdür (orada rektör deniliyormuş!), kendisinin bulunduğu yönetim odasının öğretmenler odasının bir alt katında olduğunu, bunu da öğretmenlerin kendilerini yönetimin üzerinde geziyor hissetmeleri için seçtiklerini vurguladı. Tülin Şahin, bunun çok fazla Danimarka'ya has bir durum olduğunu vurgulama ihtiyacı duydu. Eee ne de olsa bizde en güzel ve geniş odalar yönetimlerin olmakla beraber, bir de genelden ayrı, soyut, haşmetinden sual olunmaz bir şatafat olmazsa olmaz gibi. 


"Ben önemliyim, ben değerliyim." diyebilmenin, daha doğrusu sizin adınıza başkalarının böyle hissetmesinin yolu, kendinizden başka kişileri de önemsemek aslında. O zaman, büyür insanlığımız da, insanların gözündeki konumumuzda. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder