Bir gecede okul kapatılıp, 2 gün sonra karar değiştirilip açılan bir ülkede yaşıyoruz. Dengesiz, histerik, gelgitli ve kaprisli bir roman kahramanının aldığı ayrılık kararı sonrası, ihtirasla geri dönmesi gibi yanar döner haller 😀 Arada ne hesaplar, kitaplar, gizli aşığıyla yapılan gizli anlaşmalar var, bilinmez! Güleriz ağlanacak halimize!
25 Mayıs 2026 Pazartesi
22 Mayıs 2026 Cuma
YAS EVİ
19'unda bayram dışında bir gündemim vardı, uzun zamandır kanser tedavisi gören ve sürecini yakından takip ettiğim velimiz F. Hanım vefat etti. 46 yaşında ve ardında 14 ve 16 yaşında iki kızını bırakarak. Boşanma sonrası, maddi ve manevi olarak ortadan yok olan bir baba, hayatını kaybettikten sonra o bakacağına Sosyal Hizmetler baksın diye dilekçe yazmaya itmiş onu. Şimdi anneanne ve dede, vasi atanmak için mücadele edecek.
Yaklaşık 1 ay sonra sınava girecek küçük kız, evdeki yas havasından kaçıp ertesi gün okula geldi. Ziyarete gittiğimizde, anneannenin bağırarak, isyan ederek ve haykırarak tuttuğu yasın büyük kızı dondurduğunu gördüm. İkisi de eski öğrencim çocukların. Kişisel iletişimde olduğum, maddi-manevi destek olmaya çalıştığımız, bazen bizim de hastane sürecimizde denk gelip aynı şeylerden dert yandığım biri olunca veli de, dayak yemiş gibi çıktım evden. Yetişkin halimle, o tarz bir yas yordu beni. O çocukların kendi acıları üstüne, teselliye muhtaçken, bir yetişkini teselli etmek durumunda kalması fikri özellikle. Yas da, çok kişiye özgü bir süreç, eleştirmek de mümkün değil anneannenin tarzını ama o evde çocuk olmak artık daha zor!
13 Mart 2026 Cuma
ARDINDAN...
Bugün İlber Ortaylı da gitti. Fiziki olarak yer üstünden gidildiğine, ruhun ölümsüzlüğüne inananlardanım. Bir yerlerde öteki gidenlerle buluştuklarına, Berzah alemi denen yerde beklerken sohbet falan ettiklerine dair yazılanlar iyi geliyor. Yanımda hissetmek kadar.
Tarih delisi, ilgi alanında ne kadar kitap (ama belli yazarlardan) varsa okuyan, ansiklopedi okumayı kendisinden öğrendiğim babamla bir yerlerde buluşup fikir tartışması yaparlar umarım. Ardışık günlerde gittiler, belki yolları kesişir, kimbilir?!
7 Mart 2026 Cumartesi
NİMET YA DA LANET
Monk dizisinde sürekli tekrarlanan bir replik vardır, izleyenler bilir: " Bu bir nimet/ hediye ve bir lanet!" Hatırlamak, özellikle özel günleri günler öncesinden hatırlayıp kafayı yormak da benim için öyle!
Bugün büyük teyzemin ölüm yıl dönümü ve annemin aklının ucundan geçmiyor bu tarih. Kalbinde hüznü, özlemi, vb. mutlaka ama bugünü zehir edecek bir hatırlama emaresi yok, ben de hatırlatmadım. İlişkileri gayet iyi kız kardeşlerdi. Kardeşlerim de hatırlamadı mesela aynı şekilde.
Kuzenim yani teyzemin kızı için de aynı şey geçerli, unuttuğunu düşünemeyip hatırlatmış oldum. Bunu " En çok ben önemsiyorum gidenleri." demek için yazmıyorum, bazen gerçekten özeniyorum bu tavra. Her günü, özellikle de kaybettiklerimiz ile kodlanan günleri hatırlamadan, sadece yeni bir gün olarak yazmak haneye merak ettiğim bir eylem, ruha da iyi geliyordur muhtemelen.
Ne dersiniz, hatırlamak nimet mi, lanet mi?