28 Nisan 2016 Perşembe

ÖNGÖRÜLEBİLİRLİK

Kitap, fular ve kupa. 

Beni uzun süredir tanıyanların da, bu yeni okulda olduğu gibi yeni tanıyanların da kesişim kümesi bu üçlü. Hayatımın uzuuuun yıllara yayılan bir dilimimde yani yıllardır (mecburi okul yılbaşı çekilişleri hariç) bana hediye alanlar bu üçlüyü seçti genelde.

Deli gibi çay içtiğimden, belki fena bir okuyucu olmadığım izlenimi verdiğimden ve saat dışında sadece fular taktığımdan ipucu bulmak zor değil sanırım. Bu kadar öngörülebilir olmak neye alamet bilmiyorum. Ya çok tekrara düşen, sıkıcı ve sınırları keskin biriyim ya da çevremdekiler iyi bir gözlemci ve beni tanıyan bir cevre edinebilmişim. Bardağa dolu kısmından bakalım değil mi?

Bu arada Buket Uzuner'den Toprak, sevimli notlarıyla farklı yer ve zamanlarda kardeşim ve arkadaşım tarafından hediye edildi:)

Size gelen hediyelerde  de ortak noktalar var mı?


22 Nisan 2016 Cuma

GECİKMELİ MİM


Jardzy beni mimlediğinde tarihlerden 3 Mart'mış. Araya yorgun, yoğun, yolculuklu günler girince ertelendi bu yazı. Özür diliyor ve söz verdiğim gibi mimi Kitapsız Kedi'ye atfediyirum.

1.  YAKIN ÇEVRENİZDEKİ İNSANLARA BLOGUNUZDAN SÖZ EDİYOR MUSUNUZ?
Kimseye bahsetmedim ama yazdığım bir özgeçmişe ekleme gafletinde bulundum:) Kardeşlerim ve eşleri, hangi isimle blog yazabilecegimi tahlil etmeye giriştiler. Küçük kardeşim, herşeyini paylaştığını söyleyip benim ketumluğuma alındı hatta. Bu kadar ketum olmama da şaşırıldı ayrıca. Sonuç olarak hala anomimim:)

2. NEDEN BLOG YAZIYORSUNUZ?
 Aslında bazen cevap bulamadığım bir soru bu. "Madem günlük yazıyoruz, niye paylaşıyoruz?" kısmında takılı durumdayım. Günlüğünü saklayan ergenden herkese açık yayınlayan yetişkine geçiş! Sebep yazmayı sevmek dışında, birileri okusun ve beğensin değildir de nedir?

3. İLK YAZINIZ İLE SON YAZINIZ ARASINDA NE GİBİ FARKLAR VAR?
İlk yazılarıma baktığımda kişisel ayrıntılardan çok durum ve olaylara yönelik yorumlarım yazı konularıymış, bunu görüyorum. Sonrakilerde tezle ilgili serzenişler, ailevi detaylar da yer almaya başladı blogumda. İlk tarz daha korunaklı idi itiraf edeyim.

4.  BLOG YAZMAK NORMAL YAŞANTINIZA  NE KATTI?
Blog yazmak, sosyal medyadan çok hazzetmeyen biri olarak tanımadığım insanların biyografilerini okuma hazzı verdi en net ifadeyle. Tanımadığım insanlarla paylaşımda bulunduğum bir mecra olduğundan doğrudan etkisi, neyi ne kadar yazmalıdan öteye gitmiyor.

5. YAKIN ARKADAŞLARINIZA BLOG YAZMAYI ÖNERİR MİSİNİZ?
Sağaltan, iyileştiren ve geçmiş yazıları okurken kişisel arşive dokunmayı sağlayan  bir uğraş bence blog yazmak. Bir arkadaşıma saçma sapan arkadaşlık sitelerindende birileriyle tanışma girişiminden sonra önermiştim.

6. HANGİ KAYNAKLARDAN İLHAM ALIYORSUNUZ?
Aslında hayatın getirdikleri ve cebimde biriktirdiklerim dışında hiçbir şeyden.

7.  DİĞER BLOG SAHİPLERİYLE İYİ İLETİŞİM KURUYOR MUSUNUZ?
Yapılan yorumlara en kısa zamanda yanıt vermek, yorumları yanıtlamayı es geçmemek, başka bloglara yorum bırakmak dışında bir etkileşimde bulunmadım bu güne değin. Bu haliyle de yormuyor beni. Belki bir araya gelen bloggerlar için daha tatmin edicidir bu süreç ama bende henüz bir eylem yok.

8. RAHATSIZ OLDUĞUNUZ KONULAR VAR MI?
Samimiyete takmış durumdayım. Gerçek olanı kendi süzgecinden geçirip yazmaya varım. Hikaye yazdığı halde bunu belirtmeyenlereyse gıcığım.
Bir de yaşı hiç büyümeyen tiplere, sürekli reklam yayınlayanlara, tek derdi moda ve makyaj olanlara da mesafeli durasım var :)


8 Nisan 2016 Cuma

ÖNCE SAĞLIK

Fiziksel ve ruhsal sağlığın yerindeyse, herhangi birinin sorunu, dünyanın gidişatı, ülkede olup bitenler, çalışma ortamı gıybetleri ve daha neler neler...

Bunların hepsi gündemimiz olabiliyor. Dünden beni ev bir nevi hastane, o yüzden bu gündemden sıyrılıp ne yazsam boş.

Yeğenim ve ben yine alerji- astım krizi yaşadık, kardeşim böbrek taşı sancısı çekiyor ve taş düşürmeye çalışıyor, babam katarakt ameliyatı randevusu aldı derken....

 Yine de komik bir şekilde, nihayet minnoşun keyfi yerinde diye sevinçliyiz. Hastane yerine eve geçilebildi diye de. 

Herkese sağlık diliyorum.