31 Ekim 2015 Cumartesi

BÜYÜLÜ GERÇEKÇİLİK

Edebiyatta büyülü gerçekçilik akımını sever misiniz? Yüzyıllık Yalnızlık, Acı Çikolata gibi çok iyi örnekleri okuduysanız sevmişsinizdir muhtemelen.

Ben bu akımı çok heyecanlı ve keyifli bulanlardanım. Sanki gerçek tek başına daha sert, tokat gibi çarpan ama yine de kabullenilmesi gerekenken, büyülü gerçekçilik işin içine masalsı bir tat katıyor. Gerçekler tabii ki kabullenilmeli, zorsa da başa çıkılmaya çalışılmalı ama masallar da hayatı kolaylaştırıyor bence. 

Özellikle yarının seçim sonuçları aklıma düştükçe, masal anlatmayan, martaval okumayan ama masalsı bir gelecek sunan kazansın istiyorum. Hayal bu ya!




24 Ekim 2015 Cumartesi

GELECEK PLANLARI

Bugün itibariyle üç yıldır teyzeyim ve son üç yıldır "Minnoş şu kadar olduğunda, yaşarsam şu yaşta olacağım." cümleleri kuruyorum:)

Uzun yaşamak yerine istediğim gibi yaşamak anlamlı gelmiştir hep. O hayatımıza girdi gireli daha ileri gelecek zaman hayalleri kurduğumu fark ettim. Bir çocuk büyüdükçe, yetişkinler de dönüşüyormuş, bunu  anladım.

18 Ekim 2015 Pazar

AĞIRLIK

Yazdan beri tavsamış bir halde blog yazdığımın farkındayım. Ne zaman yazmaya karar versem erteliyor, sonra da vazgeçiyorum. Çoğu blog yazarında da aynı şeyi gözlemliyorum bu ara. Daha uzun aralıklarla, daha depresif yorumlarla dolu yazılar konduruyoruz sayfalarımıza.

"Ülkenin genel hali" deyip genelleme yapmak,  fazla mı olur, az bile mi kalır bilmiyorum. Bu hafta kardeşim kalp krizinden gencecik bir arkadaşını, arkadaşım da kanserden babasını kaybetti. Özelde de ölüm haberi almaktan yoruldum. Yılın ikinci yarısı ağır geldi sanki!

5 Ekim 2015 Pazartesi

HEDİYE

Bugün teneffüste müdür yardımcısı arkamdan seslendi. "Okulumuza yeni geldiniz. " deyip elime bir paket tutuşturdu. Hediye almışlar:)

Güzel insanlar gerçekten. Kardeşimin eşinin söylediği gibi " Nazar değmesin!" Eskişehir'deki okulun idaresinden sonra, farklı bir idare var bu okulda. Bozulmasın istediğim...