24 Eylül 2015 Perşembe

TEZ ZAMANDA BİTER İNŞ.!

Bu sabaha karşı 3'ü geçerken tezimi tamamlayıp tez danışmanıma gönderdim. Yaz boyunca kafamı toplayamamak, taşınma telaşı, anneannem, erteleme hastalığı, lojman dertleri vs. derken neredeyse tek satır yazamadım.

Şu son iki haftada nasıl gaza  geldiysem, ilk hafta tam gün teyzelik sonrası sabahlara kadar çalışma, bu hafta yine annemin bayram telaşına eşlik ve gece yine tez.. Bayram hediyesi diye kodladım operasyonumu ve bitti çok şükür:)

Her saniye kapanmaya başlayan bilgisayarıma rağmen, onu yere atıp kırmama çabalarıma rağmen bitti. Artık top hocamda. Umarım insaflı dönütlerle döner bana.

20 Eylül 2015 Pazar

YABANİ GÖZLEMCİNDEN YENİ KURUM İZLENİMLERİ

Eylül başında seminerler dolayısıyla yeni okulumda göreve başladım. Sınavla Anadolu Lisesi kadrosu kazanmışken bir ilkokula atanmış olmayı yaz boyunca kendime yetiremedim. İl dışı atamalarda birada yazabileceğim tek bir Anadolu Lisesi yoktu. Zaten her lisenin mevcut düz liselerin tabelası değiştiğinden A. Lisesi de olsa nitelik degismeyecekti belki ama yine de yazımı kendime zehir ettim ilkokul diye. Bir de sınıf öğretmenlerini az çok tanıdığımdan, egolarını bildiğimden onların ağırlıkta olduğu bir okul, tamamen itici gelmişti.



Di'li geçmiş zaman kullanıyorum farkındayım. Henüz ilk izlenimlerle net bir karar vermek için erken ama çok önyargılı olduğumu düşünmeme neden olan insanlara denk geldim. Beni ilk atama sanacak kadar yaş almışlar çoğunlukta:) Okulda o kadar uzun zamandır çalışıyorlar ki, aile gibi olmuşlar. Okul kültürü denen şeyin uygulamalı örneği sanki burası. Bir kahvaltı düzenlendi mesela, eskiler akın etti. Üç kuşak müdür bile vardı.

Yerine atandığım öğretmenle de tanıştım, rotasyon gelir korkusuyla yer değiştirmiş ve son ana kadar ilişiğini kesmemiş bu okuldan. Bu okulu bırakıp gitmememi tavsiye etti.

İki haftalık süreçteki izlenimlerimin yanıltmamış olmasını, hayal kırıklığına uğramamayı umuyorum. Yeni ortamlara bodoslama dalmayan, önce gözlemleyen yabani mizacım umarım bu kez de yanıltmaz beni.

13 Eylül 2015 Pazar

EL ELE

Küçükken "Zonguldaklıyım" dediğimizde, "Aslen nerelisin?" diye 
sorulması garip gelirdi. Artık anlıyorum. Büyüdükçe anladım daha 
doğrusu. Doğu Karadeniz'den, Doğu'dan bir sürü göç almış bu 
şehirde "Nerelisin?" sorusunun cevabı herkes için aynıydı, herkes 
Zonguldaklıydı çünkü! Nereden geldiklerini unutmadan ama 
yaşadığı topraklardan utanmadan!

Darısı tüm ülkenin başına. Anlayana!




6 Eylül 2015 Pazar

NEYE NİYET, NEYE KISMET

Yaklaşık 1 aydır yazmamışım bloga. Sizleri okumaya, zaman zaman yorum bırakmaya devam ettim ama kendi sayfamı doldurmaya elim gitmedi.

Temmuz çoğu blog yazarının aksine en sevdiğim aylardandı. Anne-babamın ve kardeşimin evlendikleri gün, buçuk doğum günüm bu ayda. Bir de tatile denk gelmesi de çabası.

Ama....

3 ve 13 Temmuz'daki yıldönümlerini anneannem 23 Temmuz'la parselledi bu yıl! Artık Temmuz'a başka anlamlar yükleme zamanı yani. Bu yıl taşınma, okul değişikliği, resmi evrak işleriyle zaten yorucu başlamıştı benim Temmuz'um ama böyle biteceğini tahmin etmemiştim.

 Yazıya başlarken de, bundan bahsedecegimi tahmin etmediğim gibi! Yebi okulumdaki neşeli ve yaş almış öğretmenlerden bahsetmekti niyetim.Olmadı, belki başka sefere!