26 Temmuz 2015 Pazar

ANNEANNEM

Perşembe günü anneannemi kaybettik. İnsanın annesinin öksüz kalması ne garip:(

15 Temmuz 2015 Çarşamba

GERİZEKALI!!!

Bu aralar ağzıma yapıştı "salak", "gerizekalı" gibi hakaretler. Hayatım boyunca küfretmedim, en azından öfkemi böyle ifade edebiliyorum.

Malum tayinim çıktı, şansıma okulun memuru da yeni müdürün gazabından kaçıp aynı zamanlarda tayin isteyip gidince olanlar oldu. Gelene kadar tüm evraklar defalarca yanlış düzenlendi, yolluk her seferinde yanlış hesaplandı. En son da, zaten maaşımdan kesilen lojman kiram taşınmadan sonra yine maaşımdan kesildi. En son gün, müdür yardımcısının kapris yapıp çıkış belgesini imzalamaya gelmeyip buraya dönememe ihtimalini yazarken bile ayrı sinirleniyorum.

O kadar incelikle laf sokup, açıktan da derdimi anlattım, iyi niyetli bir başka müdür yardımcısını hem yüzüne karşı hem de gıyabında müdüre övdüm hatta, kötüyü yerdim, yok yine geçmiyor sinirim sevgili blogum! Bana da, daha öğretmenliğin ilk yıllarında önerilmişti, daha çok insanla muhatap olma fikri itmişti, kabul etmemistim. O koltuğu dolduramıyorsan, oturmayacaksın. Bu adamlar gibi koltuğa o kadar anlam yükleyince olmuyor işte!

11 Temmuz 2015 Cumartesi

YAŞAYAN ÖLÜLER

Milletçe yaşayan insanları ölü diye duyurma hastalığımız var galiba. Yıllarca Kemal Sunal'ın öldüğüne dair söylentiler çıkar, adamcağız yaşadığına ikna etmek için demeç verirdi. Öldü, artık söylentiye gerek kalmadı, rahatladı bu söylentileri çıkaran hasta ruhlar!

Şimdi de, komedyen, şarkıcı, sunucu, vs. Oğuzhan Koç'u öldürmüşler. Adamcağız ispat telaşında. Kağıt üzerinde yaşadığı halde resmi makamlarca yaşamıyor görünen bir sürü insanın olduğu bir ülkede, sıradan galiba bunlar. Hala şaşırıyorsam, belki bende bir anormallik var!

6 Temmuz 2015 Pazartesi

YERLEŞİK DÜZEN

Nihayet eşyaları yerlestirip rahat bir nefes aldim. Dün anneannemi de ziyarete gidebildik. Uzun zamandır kafam ve bedenimin yorgunluğu, tüm yapilacaklar halledilince sinyallerini verdi. Sırtımın sol köşesinde inanilmaz bir ağrıyla uyandım bu sabah.

Oysa sabah kalkıp okul, Mal Müdürlüğü, Milli Eğitim Müdürlüğü, Nüfus Müdürlüğü ve banka işlemlerinin tümünü aynı gün bitirmeyi planlamıştım. Tek yapabildiğim anne ve babamın yardımıyla kalanları toparladıktan sonra bankaya gidebilmek oldu!

Sonrasında da Minnoş, kardeşlerim ve eşleriyle şu güzel manzara eşliğinde keyif yapmak:) Denizi özlemişim, aile saadeti de iyi geldi. Hatta bu gece Minnoş'layim. Uyuyor, henüz haberi yok:)

1 Temmuz 2015 Çarşamba

TAŞINMA KONUSU

Malum şehir değiştiriyorum. Günlerdir koliler, vakumlu poşetler, çöp poşetleri evde benden çok yer kaplıyor.

ŞİMDİLİK ailemin yanına taşınacağım için büyük parçaları elden çıkarıp kişisel eşyalarım ve yorgan, yastık gibi tekstil ürünlerinin yanısıra demonte birkaç parçayı da götürmeye, otomobille taşımaya karar verdim. Nakliye aracı, bu kadar eşyaya tüm ev parası istiyor çünkü. Ama bir yandan da otomobile sığamayacak kadar koli birikirmişim. Başta dayım geleceğini söyledi, anneannem iyi değil diye onu eledik. Kardeşlerimin eşleri 2 ayrı araçla gelecekti, sınav görevi engel oldu. Minibüs bulduk, günü uymadı.
Başka bir aileyle ortak taşımada da gün uymadı, bir de görevlinin senli benli konuşmasına ifrit oldum baştan. Böyle de bir takıntım var belki saçma ama! En son yine ihale dayıma kaldı. Neyse, habire poşetten koliye, koliden vakumluya aktarıp sığdırma planları yapıyorum günlerdir. Bir kısmını hesaplı diye PTT Kargo ile göndermeyi planlıyorum. Nette yorumları okudukça sağlam teslimat konusunda soru işaretleri doluyum oysa.

Eşyalar yığın oluşturdukca, biriktirmeyip atmaya çalışsam da, atamadığım o.kadar çok şey var ki! Öğretmenliğimin ilk yıllarından ders programını bile saklamışım. Yuh çektim kendime. Evden eve bir sürü taşındım, bir sürü eledigimi sanmışım ama durum bu kadar vahim. Bir karavanda yaşamaya ya da bir kaplumbağa olmaya deli gibi özeniyorum. Normalde 1 günde ev toplayabiliyorken bu kez araç sıkıntısı canıma okudu. Bir de biriktirdiklerim tabii.